Ezgi ülkü AYKUT

Türkiye’de okuma ve araştırma kültürümüz yok maalesef…

Bunun en büyük eksikliğini ticari hayatta yaşıyoruz. Günümüzde birçok KOBİ elinde nakit olmadığından ya da büyümek için yapması gerekenleri yapamamaktan şikayetçidir. 

Bunu duyduğum her KOBİ’ye şu soruyu mutlaka soruyorum: Ekonomi ya da Sanayi Bakanlığı’nın sayfalarını incelediniz mi? Bölgesel Kalkınma Ajanslarına ya da KOSGEB’e baktınız mı?

Cevap hep aynı: Hayır… Bakmak ne işime yarayacak?

En dikkat çeken cevap ise KOSGEB ile ilgili oluyor...

KOSGEB iş kurmak isteyenlere destek oluyor.

Halbuki KOSGEB denince bugün Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Fikri Işık ve KOSGEB Genel Müdürümüz Recep Biçer,  gittikleri her yerde KOSGEB’in amacını ve destek kalemlerini anlatmaktadırlar. Haber bültenlerinde bu konuya değinilmektedir. Ben de bu yazı dizisinde sizlere KOSGEB’in destek havuzunu ve bunlardan nasıl ve neden yararlanılması gerektiğini yazacağım.

KOSGEB 1990 yılında, 3624 sayılı Kanun ile kuruldu. Amacı, ülkenin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında küçük ve orta ölçekli işletmelerin;

- Payını ve etkinliğini artırmak,

- Rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek,

- Sanayide entegrasyonu ekonomik gelişmelere uygun biçimde gerçekleştirmek.

KOSGEB, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının “ilgili kuruluşu”dur. 

Evet biz 2010 yılında hizmet sektörünü de içine alarak Girişimcilik Destek Programı’na ağırlık vermesi sayesinde bu kamu kurumunu öğrendik. Ancak bünyesinde 8 ayrı destek programı barındıran KOSGEB aktif olarak piyasa da bulunan KOBİ’ler için oldukça önemlidir.

Bu yazısı dizisinde, sadece KOSGEB’in 8 destek programını, programa başvuru şartlarını ve hangi kalemlerde destek verildiğini yazmakla kalmayacağım. Aynı zamanda bu yazısı dizisini okuyan bir KOBİ kendi yapısını değerlendirerek hangi destekler için KOSGEB’in desteklerine başvuruda bulunabilecek, bunu analiz edebilecektir.

İlk olarak günümüzde KOBİ’ler neden bu kadar önemli bunu bir açığa kavuşturmak lazım.


KOBİ’lerin dünya ekonomisindeki oranlarına bakınca aşağıdaki bilgilere ulaşmaktayız:

Toplam işletme sayısındaki payı yüzde 99.9

Toplam üretimdeki payı yüzde 60

Toplam istihdamdaki payı yüzde 81

Toplam yatırım tutarındaki payı yüzde 62

Toplam ihracattaki payı yüzde 60 


Bu rakamlar hiç de küçümsenecek rakamlar değil. “Dünya ekonomisini yürütenler KOBİ’ler” dersek yanlış bir yorum yapmış olmayız. özellikle küresel ekonomi içerisinde bu kadar sert rüzgarlar eserken dünya genelinde hükümetlerin KOBİ’lere ağırlık vermesi bu yüzdendir.


KOBİ’nin kısa bir tanımı

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) Tanımı ve Nitelikleri Belirleyen Yönetmelik, 4 Kasım 2012 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik kapsamında yapılan değişiklikler arasında, KOBİ tanımının kriterlerinden “Yıllık net satış hasılatı” ve “Mali bilanço” üst limiti 25 milyon TL’den 40 milyon TL’ye yükseltilirken, yıllık çalışan personel sayısı üst limiti 250 çalışan olarak korundu.

Yapılan düzenleme ile mikro, küçük ve orta büyüklükteki ekonomik birim ve girişimlerin tanımları yeniden belirlendi. Bu bağlamda;

- Mikro İşletmeler: 10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı veya mali bilançodan herhangi biri 1 milyon TL aşmayan işletmeler, mikro işletme olarak adlandırılmaktadır. Mikro işletme tanımında değişiklik yapılmamıştır.

- Küçük İşletmeler: 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık satış hâsılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 8 milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler küçük işletme olarak adlandırılmaktadır. Daha önceden 5 milyon TL olan satış hâsılatı veya mali bilanço üst limiti 8 Milyon TL’ye yükseltilmiştir.

- Orta Büyüklükteki İşletmeler: 250 çalışandan az istihdam rakamı ve yıllık satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 25 milyon TL’yi aşmayan işletmeler, orta büyüklükte işletme olarak adlandırılmaktadır.  Daha önceden 25 milyon TL olan satış hâsılatı veya mali bilanço üst limiti 40 milyon TL’ye yükseltilmiştir.


Günümüzde tek kişilik bir işletme işleten bir işveren ile 150 çalışanı olan bir üretim tesisi KOBİ olarak tanımlanmaktadır. 


Birçok KOBİ şu sıralar en çok nakit sıkıntı çekmekte. Ancak piyasadaki en büyük korku para yerine geçen çek , senet gibi fon araçlarının karşılıksız çıkması. Türkiye Bankalar Risk Analiz Merkezi’nin mart 2016 değerlendirme raporuna göre;
Bankalara ibraz edilen çekler:
Bankalara ibraz edilen çek tutarı yılın ilk üç ayında, 2015 yılının aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 168 milyar TL oldu. 

Bu dönemde, ibraz edilen çek adedi ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 azalarak 5,4 milyon oldu.
Karşılıksız işlemi yapılan çekler:

Karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tutarı yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 oranında azalırken, karşılıksız işlemi yapılan çek adedi ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 arttı.

Parasal tutarı 6,6 milyar TL olan 191 bin adet çeke, yılın ilk üç ayında karşılıksız işlemi yapıldı. Aynı dönemde, karşılıksız işlemi yapılan 742 milyon TL tutarındaki 25 bin adet çek, daha sonra ödendi. 

İşte bu noktalar göz önüne alındığında, kurumsallaşmak, makine parkurunu büyütmek ya da ihracat yapmak isteyen KOBİ’ler için KOSGEB vazgeçilmez bir kapı.

çok çarpıcı başlıklar ile 6 Mayıs 2016 saat 17.00’de bitecek KOBİGEL Destek Programı birçok gazetede, haber bültenlerinde ele alındı. KOSGEB’in yeni destek programı anlatıldı ama birçok ilimizde istenen düzeyde başvuru yapılmadı hala…

KOBİGEL Destek Programını açacak olursak,
 

Programın amacı ve gerekçesi

- ülkenin ulusal ve uluslararası hedefleri doğrultusunda, küçük ve orta ölçekli işletmelerin, ekonomideki paylarının ve etkinliklerinin arttırılması,

- KOBİ’lerin rekabet güçlerinin ve sağladıkları katma değerin yükseltilmesi,  amacıyla hazırlayacakları projelerin desteklenmesidir.








 

Desteklenecek Proje Gider Grupları

A) Personel Giderleri x Proje ile ilişkilendirilmiş olmak kaydıyla, taahhütname tarihinden sonra istihdam edilecek ve taahhütname tarihi itibariyle İşletmede son 4 (dört) ay içinde istihdam edilmemiş yeni personel desteklenebilecektir.
B) Makine-Teçhizat Giderleri 
- Destek kapsamında satın alınacak makine-teçhizat ve kalıpların yeni olması şartı aranır. 

- Proje kapsamında alınacak makine-teçhizat ve kalıp giderleri geri ödemeli olarak desteklenebilecektir. 

-  Ancak; test, analiz, kontrol-muayene ve kalibrasyona yönelik makine-teçhizat alımları geri ödemesiz olarak desteklenebilecektir.
C) Yazılım Giderleri 

- Yazılımın lisans ve yazılıma ilişkin eğitim-danışmanlık giderleri desteklenebilecektir. 
D) Hizmet Alım Giderleri 

- Eğitim giderleri, 
- Danışmanlık giderleri (Proje yazım ve uygulama danışmanlığı hariç), 

- Belgelendirme giderleri, 
- Test ve analiz giderleri, 

- Tanıtım giderleri ( ödeme yapılabilmesi için yurt içi marka tescil belgesi şartı aranır), 

- ürün tasarım giderleri. 


Uygun Proje Konuları

- İmalat kapasitesinin geliştirilmesi ve verimliliğin artırılmasına yönelik projeler, 

- Milli imkan ve kabiliyetler ile üretimi mevcut olmayan veya sınırlı olan ürünlerin geliştirilmesi ve üretilmesine yönelik projeler, 

- ürünün katma değerini arttırmaya yönelik geliştirme ve ürün çeşitlendirme faaliyetlerini içeren projeler, 

- İmalat süreçlerini iyileştirme ve ürün kalitesinde sürekliliği sağlama amacıyla; ölçüm, kontrol vb. altyapının oluşturulması veya güçlendirilmesine yönelik projeler, 

- Tasarım ve ürün geliştirme yetkinliklerinin artırılmasına yönelik projeler, 

- Geri dönüşüm/geri kazanım ve toplama/ayırma faaliyetlerine yönelik projeler, 

- Nitelikli iş gücünün geliştirilmesi ve artırılmasına yönelik projeler, 

- Markalaşma ve Kurumsallaşmanın geliştirilmesine yönelik projeler, 

- İhracata başlama veya ihracatın artırılmasına yönelik projeler,  


Yukarıda sayılan proje konularında biri veya birkaçını birlikte içeren projeler, bu Proje Teklif çağrısı kapsamında uygun projeler sayılacaktır.

Peki bu destek programından yararlanma kriterleri neler?

öyle gözümüzde büyüteceğimiz rakamlar söz konusu değil:
ölçek; 2014-2015 yılları verilerine göre;  ortalama net satış hasılatı en az 300 bin TL, ortalama çalışan sayısı en az 3 olan İşletmeler,

Yani kriterler o kadar da zorlayıcı değil. Net kar oranı değil net satış hasılatı üzerinden bir değerlendirme yapılıyor. Makine parkurunu genişletmek isteyen imalat sektöründeki KOBİ’ler daha ne duruyorsunuz, istediğiniz destek ayağınıza kadar geldi. Tek yapmanız gereken KOSGEB veri tabanına kayıt olmak ve KOBİ beyannamenizi doldurmak. Sonra 6 Mayıs 2016 tarihinde akşam 17.00’ye kadar projenizi sisteme yüklemek.

Kaynak. http://www.sanayigazetesi.com.tr/kosgeb-ve-destek-programlari-makale,937.html


Paylaş: