Rahmet, bereket, af, mağfiret, yardımlaşma ve paylaşma ayı, on bir ayın sultanı Ramazan ayına kavuşmanın huzurunu ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz.

İnsanın yalnızca zor durumda iken değil, hayatın her anında ilgi ve desteğe, uzatılacak bir ele, gönül alıcı bir söze, içten bir tebessüme ihtiyacı vardır. Aç ve yoksulların halinden anlıyor olmamız, aça ve yoksullara yardım elini uzatmadığımız sürece bize dönen bir faydası olmayacaktır.

Bilinmelidir ki; yoksulluk sadece varlığın yok olması değildir. Yoksulluk aynı zamanda içimizdeki merhamet,  şefkat ve hoşgörü gibi insani değerlerin de yok olması demektir.

Bu nedenle, dünyanın neresinde olursa olsun baskı, zulüm ve şiddet altında olan, mazlum ve mağdur durumdaki kardeşlerimize maddi-manevi desteklerimizi daha da artırmalıyız.

Kendisi için istediğini kardeşi için de istemek, kendisi için istemediğini onun için de istememek müminin vazgeçilmez ahlâki bir değer olduğunu her zaman hatırımızda tutmalı ve ona göre davranmalıyız.

Ahlaki, ruhi ve manevi kemale ermek, bizi, kendimiz, ailemiz, içinde yaşadığımız toplum ve yaratanımız için değerli bir varlık haline getirir.Bizlere düşen görev, Ramazan’ın o maneviyatından en güzel şekilde istifade etmek, rutin bir hale dönüştürmemek olmalıdır.

Ramazan Ayı'nın milletimize, İslâm Âlemi‘ne huzur, barış ve kardeşlik getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.


Paylaş: