Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından sunulan konferans  metninin özeti;

Kur’an-ı Kerim de üç savaş model olarak gösterilir. Zaman zaman insanlar bu üç savaştan birisini yaşıyor olabilirler.

Birincisi bedir savaşı. Bu savaşta Müslümanlar 313, Ebu Cehil tarafı 1000 kişi, onların 100 atı var, Müslümanların 1 atı var. Sevgili peygamberimiz sabaha kadar Müslümanlar hezimete uğrarsa sana kimler kulluk eder diye. Hz. Ebubekir peygamberimize sizin duanız arşı titretti, melekler ordusu aramızda dolaşmaya başladı diyor.

Merhum Akif destanın da onu da söyler ‘’ ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi, bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi ’’ der. Müslümanlar 14 şehit verir. Ebu Cehil tarafı 1000 ölü. Sevgili peygamberimiz merhamet gösterir kurt kuş yemesin diye ölüleri bir kuyuda toplar.

İkincisi Uhud modeli. Sevgili peygamberimiz savunma savaşı yapmak istiyordu. Müslümanlar çıkalım da İslam’ın izzetini gösterelim dediler ama efendimiz 50 kişiyi bir boğaza yerleştirdi. Savaşı kazanalım veya kaybedelim düşmanlar bizi parça parça etseler bile bu boğazı tek etmeyeceksiniz diyor. Savaş başlıyor düşman kaçıyor Müslümanlar kovalıyor hatta ganimet toplamaya bile başlıyorlar. Boğazdaki 50 kişi biz niye duruyoruz hadi bizde inelim dediler ve orayı terk ettiler. Düşman dağdan dönüp o boğazdan saldırdı ve Müslümanlar 70 şehit verdiler. Buna Müslümanların zaferi veya hezimeti demek mümkün değil. Bir kısım Müslümanlar Rabbim bizi bırakıp gavurlara mı yardım ettin? Allah cevap verdi ‘’ o suçlular sizsiniz, itaat etmediniz, mal hırsına kapıldınız, peygamber emrine uymadınız’’.

üçüncü model 24 ayete anlatılan hendek savaşı. Düşman 12. 000 kişi Müslümanlar ise 2500 kişi. Müslümanlar şehrin etrafına hendek kazdılar düşman içeriye atlamasın diye. Huzeyfe Hazretleri ‘’ bu savaşta korkuyordum, üşüyordum eşimin yünlüsünü giydim o da diz kapaklarıma kadar geliyor beni gören olmasa da şurada geceyi geçirsem’’ dedi. O sırada peygamberimiz ashabı topladı düşman cephesinde kıpırdanma hissediyorum. Bana hanginiz gidip oradan haber getirirse cennette benimle beraber olur dedi. Kimseden ses çıkmadı başlar önde. 3 kere tekrar etti ve beni gösterdi Huzeyfe haydi git düşmanın içine gir bana haber getir ama kimseye bir şey yapma dedi ve arkasından bu genci etrafından himayende eyle diye dua etti. Yaklaştım ve başkomutan Ebu Süfyan’ı hedef aldım ama Peygamberimiz ’in kimseye bir şey yapma dediği aklıma geldi. Allah Elçisi’nin amacı cehenneme bir kişi daha fazla göndermek değil. Şu anda Ebu Süfyan ölse cehenneme gidecek ama bir gün Ebu Süfyan’ın imandan nasibi olacak. Gördüğüm manzara atlar birbirine girmiş, düşman çadırları savruluyor, komutan panikte hepimizin ölüsü burada kalacak hemen gidelim diyor. Gök gürlüyor, kasırgalar esiyor.  Bunu Kur’an anlatıyor müminler burada imtihan oldular diye. Yolda 20 süvari gördüm bana Allah Hz. Muhammed’e yardım etti düşmanların defterini dürdü dediler diye Hz. Muhammed’e anlattı. Onlar 20 değil daha fazla sen o kadarını gördün onlar melekler ordusuydu dedi peygamberimiz.

Bir gün İstanbul elbet fethedilecek. İstanbul’u fetheden komutan ne kutlu komutan, o asker ne kutlu asker buyurmuştu. Şimdi düşman çanakkale’yi geçerse ne yapacaktı. Düşman generali 6 saat sonra Türk lokumu yiyeceğiz diyordu.

Eğer düşman İstanbul’u alırsa Peygamber mahcup olurdu. Bizim atalarımız ben öleyim, çanakkale’yi geçilmez edeyim ki Peygamberim mahcup olmasın dedi. Peygamber sevgisi bize yeniden vatan bağışladı. Düşman her bakımdan bizden ileride ama Rabbimiz ’in Hendek’te ki gibi yardımları oldu.

Ali Onbaşı ve Seyid çavuş bölük bitti biz de ölelim demedi. Ali Onbaşı şu top mermisini sırtlayabilirsen onu ateşleyelim dedi. Seyid çavuş 276 kilo ağırlığındaki mermiyi kaldırıyor ve ateşliyorlar. Boğazdan geçen geminin bacasından sanki melekler yardımı ile içeri giriyor ve gemi denizi boyluyor. Komutanı savaştan sonra Seyid’e tekrar mermiyi sırtla da bir fotoğrafını çekelim diyor ama ne kadar uğraşsa sırtlayamıyor.

çanakkale’yi destanlaştıran Merhum Akif’in Safahat’ını bastırıp dağıttınız elinize sağlık. Safahat’ta iki gök gürlemesi bir de rahmet var. Birisi Milli Marşımız.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Böyle ümitsizliğe kapılıyor ama sonra aklını topluyor. Sevgili peygamberimiz Hz. Ebubekir ile hicret ederken Sevil Mağarası’na gizlendiler. İzlerinin üzerinden koyun sürülerinin geçmiş olmasına rağmen mağaranın önüne kadar geliyorlar. Bir eğilseler görecekler. Hz. Ebubekir ‘’ben öldürülürsem bin Ebubekir feda olsun ama size bir zarar gelirse Allah’ın dini nerede kalır’’ dedi. Hz Muhammed ‘’ üzülme Allah bizimle beraber’’ dedi.

Ve onun üzerine Akif;

‘’Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak’’ diyor.

Birlikte rahmeti ayrılıkta azap var, ırkçılığa davet eden bizden değildir. Bir insanın vatanını ve milletini sevmesi ırkçılık mı olur hiç. Bu vatan olmasa hiçbir şeyimiz olmaz. Sevgili Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret ederken yaşlı gözlerle ‘’ ana yurdum. Mekke en çok sevdiğim yer sensin senden ayrılmak istemiyordum ama ne yapayım zalim evlatların duvarların arasında Rabbim’e kulluk imkanını vermedi’’ dedi.

 Bizim de vatanımızı, milletimizi ve devletimizi sevmemiz ırkçılık değildir. Irkçılık haksız yere kendi soyunun peşine düşüp onu desteklemektir.

Rabbimizin şu nimeti hatırlayın; Siz ateş uçurumundaydınız, birbirinizin can düşmanıydınız. Allah imanla gönüllerinizi birleştirdi sakın tefrikaya düşmeyesiniz diye mesaj veriyor.

Müslümanlar birbirlerinin arasında yardımlaşma, sevgi ve saygı olmalı. Enfal suresi 6. Ayette ‘’öyle bir güç hazırlayın ki Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı caydırsın’’ Sevgili sanayicilerimiz sizler eli öpülecek insanlarsınız.

Müzzemmil suresi 2. Ayette Allah 3 kişiyi övüyor.

Gece ibadeti yapan

Canıyla, malıyla Allah yolunda hizmet eden

Sınai ve ticari seyahat yapanlar

Güçlü Müslüman zayıftan hayırlıdır her ikisinde de hayır olmakla birlikte. Demek ki sanayimiz ve caydırıcı bir gücümüz olmalı.

Bu hain düşmanları sevindirmemeliyiz. Hasmın sitemini anlamamak hasma sitemdir. Bu mübarek vatan Dünya’nın kalbidir. Bir şey kıymetli olursa o şeyin düşmanı çok olur.

Mevlana ‘’bulut ağlayınca çimen güler, çocuk ağlayınca ananın göğsü süte gelir, kul ağlayınca Allah’ın merhameti coşar’’ diyor.

Böyle şeyler gördüğünüzde sadakalar verin, dualar edin, namazlar kılın diyor Peygamberimiz.

Bu belaların üzerimizden def olması için dua edelim.

Bizlere bitmez tükenmez nimetler ihsan eyledin sana hamd olsun. Cennet gibi bir vatanın sahibi mefahir dolu tarihin varisi kıldın sana hamd olsun. Bizi minare gölgesinde, ezan ülkesinde dünyaya getirdin sana hamd olsun.

Ruhlar aleminde sana verdiğimiz kulluk sözleşmesini yenilemek istiyoruz lütfunla, kereminle bizi kabul eyle, sana layık kul eyle, habibine layık ümmet eyle, Kur’an’a kadim millet eyle, şu anda af olmadık günahımızı bırakma, sevince çevirmediğin bir keder bırakma, ödetmeyeceğin borç bırakma, kabul etmediğin duamızı bırakma,

Buralarda helal rızık peşinde koşan ve insanlığa faydalı olmak gayretinde olan şu kardeşlerimizin vücutlarına sağlık, kazançlarına bereket, yuvalarına mutluluk, işyerlerine başarılar ihsan eyle.

Bayrağımızı daim eyle, yüzyıllardan beri kaderde, kederde, acıda, tatlıda etle tırnak, ruhla beden gibi bir ve beraber olmuş mübarek milletimizi daim eyle, birliğimizi ihlal etmek isteyenlere fırsat verme, entrikalarını başlarına makus eyle,

Devletimizi payidar, milletimizi bahtiyar ele, hayırların fethi, şerlerin defi, duamızın kabulü, rabbimizin rızası için

 El Fatiha. AMİN.



سهم: